Facebook Krizi Büyümeye Devam Ediyor: İşte Konu Hakkında Bilmeniz Gereken Anahtar Noktalar

Donald Trump’ın 2016 yılındaki başkanlık seçimlerinde, kampanyası için Facebook’un 50 milyon kullanıcısının verilerini izinsiz kullanması bir anda gündeme bomba gibi düştü. Sosyal medya devinin en az 37 milyar dolar kaybetmesine sebep olan bu olay nasıl gelişti? Ayrıntısıyla inceleyelim:

Yıl 2014. Cambridge Analytica isimli bir veri analizi şirketi, oy verenlerin kararları üzerinde bir etki sahibi olabilmenin yollarını aramaya başladı. Bunun için Amerikalı Facebook kullanıcılarının bilgilerine ihtiyacı vardı. Aracı olarak Amazon’un “Mechanical Turk” isimli online platformunu kullanmaya karar verdi. Bu platformda yer alan kullanıcılara, Facebook üzerinden bir “kişilik anketi” uygulamasını indirmeleri karşılığında 1 ya da 2 dolar ödeme yapacağını söyledi.

Yaklaşık olarak 270.000 kişi uygulamayı indirdi. Bu uygulama, yükleyen kişinin profil bilgilerini çekmesinin yanında aynı zamanda bu kişilerin arkadaşlarının da ayrıntılı bilgilerine erişebiliyordu. Bu sayede toplamda yaklaşık olarak 50 milyon kişinin bilgilerine ulaşılmış oldu.

Bu esnada milyonlarca insan, yüklemedikleri bir uygulama yüzünden Donald Trump’ın seçim stratejilerine maruz kalacaklarından bihaberdi elbette.

Cambridge Analytica Bütün Bu Verileri Ne Yaptı?

Yıl 2015. Facebook Cambridge Analytica’ya topladıkları verileri silmeleri gerektiğine dair bir uyarı maili gönderdi. Cambridge Analytica ise verilerin silindiğine dair bir kutucuğa tik attı. Facebook da bu “tik” ile ikna oldu ve 50 milyon kişiye verilerinin çalındığını bildirmeye gerek görmedi.

Yıl 2016. Amerika’da başkanlık seçimleri için kampanyalar kıyasıya devam ederken, seçmenlerden biri tarafına adaletsizce aldığı “büyük veri”nin ağırlığıyla adalet terazisinde dengesizlik yaratmaya başladı. Cambridge Analytica’nın çıkardığı kişilik modelleri sayesinde, Facebook reklam platformu üzerinden anahtar seçim bölgelerinde neredeyse kişiye özel seçim kampanyası başlatıldı.

Bu strateji, zannedildiği gibi Donald Trump’ın lehine oy verilmesi üzerine odaklanmıyordu. Karşıt görüşlü kişilerin karşısında, oy vermeyi düşündükleri partinin reklamı gibi görünen oldukça itici sahte reklamları içeriyordu. Böylece kişileri yatkın olduğu düşünceden soğutarak hiç oy kullanmamalarını sağlamak asıl hedefti. Hedefe ulaşıldı ve Donald Trump yalnızca yaklaşık olarak 100 bin oy farkıyla seçimi kazandı.

Şimdi Ne Oldu?

Hafta sonu eski bir Cambridge Analytica çalışanı olan Christopher Wylie, New York Times ve Observer of London gazetelerine, 50 milyon kişiden alınan verilerin Donald Trump’ın seçim kampanyasının bel kemiği olarak kullanıldığını belirten açıklamalarda bulundu.

Bu olayın patlamasının ardından, İngiltere Bilgi Komisyonu Cambridge Analytica’nın bu faaliyetleri için soruşturma başlatacağını açıkladı. Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Antonio Tajani de Twitter’da yaptığı paylaşımda, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’i AP’ye davet ettikleri dile getirdi. ABD Federal Ticaret Komisyonu, Facebook’a kişisel verilerin kullanımıyla ilgili kullanıcılarıyla yaptığı anlaşmanın kurallarını ihlal edip etmediğine dair soruşturma açtı.

Bu sırada Facebook’un hisse değerleri de hızla düşmeye başladı ve bu düşüş hala devam etmekte.

Facebook: “Bu Bir Veri Sızıntısı Değil, Kullanıcıların Rızası Var”

Facebook’un başkan yardımcısı konumundaki Paul Grewal konu hakkında açıklama yaparak, olayın veri sızıntısı olmadığını dile getirdi. Grewal, söz konusu uygulamayı indiren kişilerin “sözleşmeyi kabul ediyorum” kutucuğunu işaretleyerek bu durumu onayladığının altına çizdi.

Grewal bu konuda teknik olarak haklı olabilir; söz konusu olayda bir hackleme ya da şifre çalma gibi bir durum söz konusu olmayabilir. Ama bu durum, konunun daha da vahim olduğunu gösteriyor: İnsanların sosyalleşmek, belki biraz iyi zaman geçirmek için girdikleri bir sosyal medya platformu olan Facebook’un iş modeli, sessizce işleyen devasa bir gözetleme aracı olarak hayatımızın içinde yer alıyor.

Kaynak: The New York Times

 

Derya Öztürk

  1. […] listesine ve profilinizle ilgili diğer herkese açık bilgilere erişebilirler. Bu konu Cambridge Analytica veri skandalının tam da merkezini […]

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir